TLAXCALA تلاكسكالا Τλαξκάλα Тлакскала la red internacional de traductores por la diversidad lingüística le réseau international des traducteurs pour la diversité linguistique the international network of translators for linguistic diversity الشبكة العالمية للمترجمين من اجل التنويع اللغوي das internationale Übersetzernetzwerk für sprachliche Vielfalt a rede internacional de tradutores pela diversidade linguística la rete internazionale di traduttori per la diversità linguistica la xarxa internacional dels traductors per a la diversitat lingüística översättarnas internationella nätverk för språklig mångfald شبکه بین المللی مترجمین خواهان حفظ تنوع گویش το διεθνής δίκτυο των μεταφραστών για τη γλωσσική ποικιλία международная сеть переводчиков языкового разнообразия Aẓeḍḍa n yemsuqqlen i lmend n uṭṭuqqet n yilsawen dilsel çeşitlilik için uluslararası çevirmen ağı la internacia reto de tradukistoj por la lingva diverso

 14/03/2013 Tlaxcala, the international network of translators for linguistic diversity Tlaxcala’s Manifesto  
English  
 LAND OF PALESTINE 
LAND OF PALESTINE / Tanrı Bizi Korusun
Date of publication at Tlaxcala: 14/02/2012
Original: God rules all in 2012 Israel, even the state
Translations available: Español  Deutsch 

Tanrı Bizi Korusun

Gideon Levy גדעון לוי

Translated by  Adil Acı
Edited by  Bülent Kale

 

Tanrı vardır. İsraillilerin yüzde sekseni yanılmış olamaz. İşte tam bu sebeple şunu söylememiz gerekiyor: Önceki gün Haaretz gazetesinde yayınlanan İsrail Demokrasi Enstitüsü tarafından desteklenen Gutman Merkez’in yaptığı anket sonuçlarından bizi tanrı koruyor.

 
Tanrı’ya olan bu göz alıcı ve kuşatıcı inançla bir şekilde uyuşmak(?) mümkün olabilir, ancak (bütün uluslar arasında ç.n) “Sen bizi seçtin” gibi kibirli bir deyimi ne yapacağız? Ankete göre İsrail yahudilerinin yüzde 70’i seçilmiş millete üye olduklarına inanmakta ve bu rakam ürpertici bir şekilde artıyor.
 
Maskeyi kaldırdıkları için anketi gerçekleştirenlere teşekkür etmek gerekiyor. İsrail sizin düşündüğünüz gibi değildir, dünyanın düşündüğü gibi de değildir; hatta İsraillilerin düşündükleri gibi de değildir: İsrail laik bir toplum değildir, liberal ve aydın da değildir. Ben İran halkının yüzde sekseninin tanrıya inanıyorum diye cevap vereceğinden şüphe ediyorum, tabii eğer İranlılar özgürce cevap verme hakkına sahip olurlarsa. Dünyada özgürlüğüne kavuşmuş herhangi bir halkın üyelerinin bu şekilde cevap vereceklerini sanmıyorum. Fakat elbette dünyanın başka hiçbir yerinde (belki Amerikalılar dışında) Tanrı’nın seçilmiş kulları ve “özel” halkı (“populus peculiaris – Tevrat 07:06. N.T) olmak gibi bir üstünlük duygusunun sürekli aşılandığı başka bir halk yoktur.  
 
İsrail toplumunu ve hükümetini anlamak için bu anketin yankı uyandıran sonuçları önemli bir anahtardır. Ancak bu şekilde (Filistin topraklarının) işgalini, yerleşik ırkçılığı ve dini fanatiklere ve yerleşimcilere gösterilen müsamahayı anlayabiliriz. Kalbimizde “bu bizim kaderimizdir” diye düşünürüz. Aydınlık bir toplumda ultra ortodokslara ve (yahudi) yerleşimcilere marjinal, tuhaf ve çılgın gruplar olarak görülürler ama İsrail’de bu gruplara karşı takınılan tutumda “laik” toplumun derinlerinde yer etmiş bir temel inanç vardır. Aydınlık bir toplumda (toprakların) işgali protesto ve tepkilere neden olur, ama İsrail’de bu gruplara karşı takınılan tutumun kökeninde onların tüm eylemlerini haklı gören bir dini inanç vardır.
 
Bu ankete göre hepimiz “doruktaki gençler”iz (sağcı milliyetçi yahudi yerleşimci gençler için kullanılan İbranice bir terim). Çoğumuz Sicarii’yiz (Kiralik Katil anlamına gelen bu terim I. yüzyılda Roma işgaline karşı isyan eden yahudiler için kullanılıyordu).
 
Aynı zamanda toplumumuzda Araplara ve yabancılara karşı gösterilen ırkçılık ile İsrail’in uluslararası boyuttaki küstah tutumu, İsraillilerin (70%) çoğunun inandığı ve bizim her şeyi yapmamıza izin veren bu ilkel ve gerici inançla açıklanabilir çünkü… “Sen bizi seçtin”. Hatta devletin, (Şabat’ta otobüslerin çalışmadığı, medeni nikahın olmadığı, kaşer olmayan otellerin bulunmadığı, yine Şabat’ta El-Al havayolu şirketinin uçmadığı, hemen hemen her evinde bir mezuza bulunan ve -sivillerin elindeki- silah sayısı şaşırtıcı bir hızla artan ve haliyle göründüğünden daha az laik olan) devletin dini karakteri anketin verileri sayesinde açıklanabilinir: Din göründüğünden çok daha az empoze ediliyor ve göründüğünde daha çok kişi gönüllü olarak bu aşırı tutucu, kaprisli yahudilere teslim oluyor. Şu andan itibaren buradaki laik çoğunluğun dini azınlığa boyun eğdiğini açıkça kabul etmek gerekir: Laik çoğunluk diye bir şey yoktur; yalnızca pek de belirleyici olmayan bir azınlık vardır.
 
Günümüzde, birçok Avrupa ülkesinin tersine, İsrail’de ”ateist” aşağılayıcı bir kavramdır. Öyle ki sayısı çok az olan ateistler kendilerini ateist olarak tanımlamaya cesaret edemiyorlar. Böyle bir ülkede laiklik üzerine ciddi bir şekilde konuşulamaz. En iyisi gerçeği kabul etmektir: temeli dini ilkelere dayanan bir toplum ve devletimiz var. Kipa takanları, başını örtenleri ya da shtreimel kullanan kişileri hesaba katmaya hiç gerek yok. Hatta bu başı açık olanlar için de geçerli; doğrusu bunlar, devletin din ve dinin de devlet olduğu, her şeyin birbirine karıştığı bu yönetim biçimini tasdik ediyorlar. Aşırı dinciler karşısında şok olmaya da gerek yok. Din dindir, ılımlı veya aşırı, burada da çoğunluk böyledir.
 
Cenin’den El Halil’e (İsrail tarafından işgal edilen Filistin şehirleri) kadar, Batı Şeria’da bulunmamızın birinci nedeni İsraillilerin çoğunun bu toprakların atalarının toprakları olduğuna inanması değildir; daha çok bu gerçeğin bize aynı zamanda buraya hakim olma, zor kullanma ve işgal etme hakkı da vermesidir. Dünyanın ne düşündüğünün ve uluslararası hukuk ilkelerin canları cehenneme, çünkü biz gerçekten de “dünyadaki bütün milletler arasında seçilmiş halkız”. (Ortodoks yahudi şehirleri) olan B’nei Brak’tan Mea Shearim’e kadar bütün bu Haredimler (ortodoks yahudiler, Tanrıdan “korkanlar” anlamında kullanılıyor) büyük ölçüde biziz, sadece farklı dil ve kıyafet söz konusu. Bir de aynı inancın daha aşırı, daha katı bir versiyonu.
 
Belki de bütün bunlar kaçınılmazdır. Belirli topraklarda kurulmuş bir ülke, başka bir komşu bölgeyi işgal etti ve sonsuza dek orada kalmayı planlıyor; üstelik bütün bunların dayanağı İncil’den hikayeler; kendilerinin bir halk mı yoksa dini bir grup mu olduğuna daha karar verememiş bir grup insan ve henüz hiç kimse ne anlama geldiğini bilmese de görünüşte bir “yahudi devleti” var ortada. Bütün bunlar tek bir şey sayesinde var: Tanrı’ya inanan seçilmiş bir halk. İşte 2012’nin İsrail’i budur. “Tanrı bize merhamet etsin.”




Courtesy of Tlaxcala
Source: http://www.haaretz.com/print-edition/opinion/god-rules-all-in-2012-israel-even-the-state-1.409739
Publication date of original article: 29/01/2012
URL of this page: http://www.tlaxcala-int.org/article.asp?reference=6843

 

Tags: İsrailTanrıYahudilerSeçilmiş halkLaiklikFilistin İşgali
 

 
Print this page
Print this page
  Send this page
Send this page


 All Tlaxcala pages are protected under Copyleft.