TLAXCALA تلاكسكالا Τλαξκάλα Тлакскала la red internacional de traductores por la diversidad lingüística le réseau international des traducteurs pour la diversité linguistique the international network of translators for linguistic diversity الشبكة العالمية للمترجمين من اجل التنويع اللغوي das internationale Übersetzernetzwerk für sprachliche Vielfalt a rede internacional de tradutores pela diversidade linguística la rete internazionale di traduttori per la diversità linguistica la xarxa internacional dels traductors per a la diversitat lingüística översättarnas internationella nätverk för språklig mångfald شبکه بین المللی مترجمین خواهان حفظ تنوع گویش το διεθνής δίκτυο των μεταφραστών για τη γλωσσική ποικιλία международная сеть переводчиков языкового разнообразия Aẓeḍḍa n yemsuqqlen i lmend n uṭṭuqqet n yilsawen dilsel çeşitlilik için uluslararası çevirmen ağı

 17/11/2019 Tlaxcala, the international network of translators for linguistic diversity Tlaxcala's Manifesto  
English  
 EUROPE 
EUROPE / Acil Çağrı: Türkiye’deki Keyfi Tutuklamalara Son Verilsin!
Date of publication at Tlaxcala: 06/11/2011
Original: Urgent Appeal: Stop Arbitrary Detentions in Turkey!
Translations available: Español  Français  Italiano  Deutsch  فارسی 

Acil Çağrı: Türkiye’deki Keyfi Tutuklamalara Son Verilsin!

Various Authors - Versch. Autoren -Muhtelif Yazarlar-مؤلفون مُتنوِّعون - نویسندگان مختلف

Translated by  Irmak Kaleli  -  Bülent Kale

 

Uluslararası toplum, Başbakan Erdoğan ve partisi Adalet ve Kalkınma Partisi'nin geçtiğimiz iki yıldır Türkiye'de devam ettirdiği sözde "KCK operasyonları"na şu ana dek ilgisiz kaldı. "Terörle mücadele" kisvesi altında Erdoğan hükümeti, yargı, polis ve medyayı Türkiye'deki Kürt vatandaşların hak taleplerini destekleyen sivil eylemliliği cezalandırmak için kullanıyor. "KCK operasyonları" özellikle aktivistler arasında korku yaymak, toplumdaki fikir muhalefetini sessizleştirmek ve gerçekleştirilen keyfi gözaltıları normalleştirmek için tertipleniyor. Bir şaka gibi, Erdoğan Hükümeti’nin demokrat siyasetçilere ve muhaliflere yönelik baskıları tam da “Türk Demokrasisi”nin Arap Dünyası için bir model olarak sunulduğu bir dönemde görünür biçimde yoğunlaştı.

 
 
2009 yılından bu yana 7748 kişi  -PKK olarak bilinen silahlı oluşumun şehir yapılanması olduğu iddia edilen- KCK ile ilişkili oldukları iddiasıyla göz altına alındı ve bunlardan 3895’i  görünür bir gelecekte yargılanma umudu bile olmaksızın tutuklanarak cezaevine konuldu. Seçilmiş belediye başkanları, kamuoyu tarafından tanınan aydınlar, sivil toplum örgütü üyeleri, gazeteciler, üniveriste öğrencileri, araştırmacılar, akademisyenler ve aktivistler hepsi birden bu zulme maruz kaldılar.
 
Erdoğan Hükümeti’nin muhalefet üzerindeki bu saldırısının son kurbanlarından biri de Marmara Üniversitesi’nin tanınmış saygın akademisyenlerinden Profesör Büşra Ersanlı oldu. Ersanlı’nın görünürdeki tek “suçu” Türkiye’deki Kürt vatandaşların hakları için mücadele eden BDP içerisinde aktif rol almak. Parti olarak Meclis’te temsil edilmelerine rağmen, bu partinin üyeleri sistematik olarak ‘terörle mücadele birlikleri’nin keyfi gözaltılarına hedef olmuşlardır. Profesör Ersanlı 29 Ekim 2011’de Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek “Cumhuriyeti Tarihinin Tartışmalı Konuları”  başlıklı konferansa katılacaktı ama 28 Ekim günü göz altına alındı. Aynı gün, -İnsan Hakları Derneği’nin kurucu üyesi ve Türkiye’deki Uluslarası PEN Örgütü’nün “Cezaevindeki Yazarlar Komitesi” eski başkanı- Ragıp Zarakolu da “KCK Operasyonları” kapsamında gözaltına alındı.
 
Aynı şekilde Ekim 2011 başlarında –tanınmış çevirmen, araştırmacı ve dünya çapında barış ve adalet aktivisti- Ayşe Berktay (Hacımirzaoğlu) da sabahın beşinde polis tarafından İstanbul’daki evinden alınmış ve ardından tutuklanmıştı. Berktay halen belirsiz bir zamana kadar tutuklu durumda. Profesör Büşra Ersanlı, Ragıp Zarakolu ve Ayşe Berktay son iki yılda cezaevine konulan ve susturulan binlerce muhalif arasından üç örnek.
 
Gittikçe kötüleşen politik ortamda, Türk hükümetlerinin Kürt sorununu ele alışındaki bu keyfi ve otoriter karakterin gün yüzüne çıkarılması acil bir görev haline geldi. Türkiye'de yaşayan herhangi bir vatandaşın Erdoğan hükümeti, yargı ve polis tarafından “KCK Operasyonları” adı altında tutuklanan insanlarla dayanışmak için siyasi eylemlere karıştığı gerekçesiyle hedef alınabileceği böylesi bir zamanda bu haberlerin yayılarak halihazırda  son derece önemli ve acil bir görev haline gelen uluslararası baskının yaratılması için yurtdışındaki arkadaşlarımız asesleniyoruz.
 
Toplumsal korkunun, paranoyanın ve otoriter politikaların bulunduğu mevcut koşullarda barışın tesis edilmesi asla mümkün değildir. "KCK Operasyonları"nın bir parçası olarak gözaltına alınmış ve tutuklanmış kişileri serbest bırakması konusunda Türk hükümeti üzerinde bir baskı oluşturmak ve Erdoğan hükümetinin sivil çabaları bastırmayı sonlandıracak dürüst vaatlerde bulunmasını sağlamak için lütfen bu dilekçeyi imzalayın.

Dilekçeyi imzalamak için tıklayın.

İlk imzacılar
Zeynep Gambetti, Ayça Çubukçu, Mehmet Barış Kuymulu, Caroline McLoughlin, Heather Teague, Binnur Aloğlu, Sinja Graf, Aslı Zengin, Dilan Yıldırım, Özlem Köksal ve 4993 isim daha. Tam listeyi görmek için tıklayınız.





Courtesy of Tlaxcala
Source: http://www.ipetitions.com/petition/detentionsinturkey/
Publication date of original article: 01/11/2011
URL of this page : http://www.tlaxcala-int.org/article.asp?reference=6115

 

Tags: KCKBDPKCK OperasyonlarıKeyfi TutuklamalarKürt SorunuTürk SorunuYargı sorunuTürkiyeKürt Halkıİnsan Hakları
 

 
Print this page
Print this page
Send this page
Send this page


 All Tlaxcala pages are protected under Copyleft.